CTP hükümeti döneminde yaşananlar… “Sahte evrak, rüşvet alma”
Yıl; 2004. CTP hükümette. CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat Başbakan. İçişleri Bakanlığı ve İskan müsteşarı ise CTP’li Hasan Fındık. İskan Dairesi Müdürü ise CTP’li Öztan Özenergün idi.
Fındık ile Özenergün görevde bulundukları 2004- 2005 döneminde devlete ait arazileri sahte evraklar düzenleyerek bazı kişilere tapulamışlar ve bunun karşılığında da haksız kazanç elde etmişlerdi. Ama ne var ki dava açma süreci oldukça uzamış ve ancak 2016 yıllarında haklarında dava açılabilmişti.
Fındık ve Özenergün hakkında 2016 yılında Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılırken, 63 suçtan itham ediliyorlardı.
İham edildikleri suçlar ve haklarında getirilen davalar şöyle idi;
Sahte belge düzenleme suçundan 8 dava. Sahte belgeyi tedavüle sürme suçundan 6 dava. Sahte resmi belge düzenleme suçundan 6 dava. Sicillerde sahtelik yapama suçundan 6 dava. Kamu görevlisinin sahte resmi belge vermesi suçundan 6 dava. Sahte görev yapma suçundan 6 dava. Mevkii kötü kullanma suçundan 8 dava. Sahte davranışla kayıt sağlama suçundan 1 dava.
Dava 5 Ağustos 2016 tarihinde karara bağlandı ve Özenergün 4 yıl hapislik cezasına çarptırıldı. Daha sonra ise bu ceza iki yıla düşürüldü ve “Şartlı Tahliye” uygulamasıyla 2 yılı doldurmadan tahliye edildi. Aynı davada yargılanan Hasan Fındık ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
ÖZENEGÜN’ÜN İFADELERİ
Özenergün’ün poliste ve mahkemede verdiği ifadeler ise şöyledir;
“Hasan Fındık beni yanına çağırdı. Hüseyin Vasilyalı’yı tanıyorsun . Ona yardımcı olalım. Biz de faydalanacağız dedi. İTEM 22 formlarnı ben düzenledim, hak sahibi olmadığı halde belgeleri Tarım Tahsisi olduğu ve eşdeğerden hak sahibi olduğu yönünde doldurdum. 4 parça araziye ilgili sahteleme yaptım. Hüseyin Vasilyalı’yı emlakçıya yönlendirdik. İşlemleri emlakçı tamamladı. Koçanlar hazırlandı. Tapu Dairesi’nden alıp Hasan Fındık’a götürdüm. Koçanın biri dosya sahibine verildi . Hasan Fındık diğer 3 koçanı emlakçıya vermemi istedi. Emlakçı, 3 araziyi sattı. Emlakçı ‘110 bin sterlini size vereceğim, geriye kalan benim hakkım ve emeğimdir’ dedi. Satıştan 110 bin Sterlin elde ettik, ilk seferde 55 bin Sterlin aldım, bunun 20 bin Sterlinini ben aldım. 35 bin Sterlini ise evine götürüp Hasan Fındık’a verdim.”
Tutuksuz yargılanan Hasan Fındık’ın yargılanmasına ise 18 Ocak 2023 tarihinde başlandı ve ilk duruşmanın ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Fındık, Öztan Özenergün ile birlikte devlete ait 4 parça araziyi sahte “Toprak Dağıtım Belgesi” hazırlamak ve Hüseyin Vasilyalı adlı kişiye ve bazı aile bireylerine tapulamakla suçlanıyordu.
Lefoşa Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen dava 7 Temmuz 2023 tarihinde karara bağlandı. Buna göre Hasan Fındık “sahte evrak düzenleme, tedavüle sürme, sahtekarlıkla kayıt temin etme ve sahtekarlıkla para temini” suçlamalarından suçlu bulundu ve 4 yıl hapisle cezalandırıldı.
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde oy birliğiyle alınan kararda şu noktalara değinildi;
“Öztan Özergün isimli dönemin iskan müdürü sanığın (Hasan Fındık) teşvik ve yönlendirmesi ile bu belgeleri sahteleyerek devlet rezervindeki arazileri tarım tahsisli olarak göstererek Hüseyin Vasilyalı isimli kişiyi hak ve koçan sahibi yapmıştır. Sahtelenip Hüseyin Vasiyalı adına kaydolan 5 parça malın ikisi bu şahıslara verilirken 3 parça mal da satılarak değeri Olgun Amcaoğlu, Öztan Özenergün ve sanık bu paradan 70 bin sterlin haksız kazanç elde etmiştir.
Huzurumdaki suç sonucunda Hüseyin Vasılyalı gerçekten hakkı olan 1 parça mal dışında 4 parça daha mal elde etmiş, bunun 3 tanesi satılarak ede edilen para sanık ve suç ortaları tarafından paylaşılmış, diğer mal da yine Hüseyin / Elhamiye Vasilyalı terekesine kalmış ve sonradan elden çıkarılmıştır.
Bu durumda sanığın teşviki ve Öztan Özenergün başta olmak üzere Olgun Amcaoğlu’nun devlet rezervine bulunan ve yasa düzgün işletilmiş olsa idi hakkı olacak vatandaşlara dağıtılması gereken malları şahsi çıkarlarını üstün tutarak kamunun elinden alınmasına sebebiyet vermişlerdir. Buna vesile olan sanığın dönemin İskan Müsteşarı olması ve görevi gereği devletin malları üzerinde kamu yararını gözetlemekle mükellef olması gerekirken bu suçu işlemesi tabloyu ağırlaştırmaktadır.”